Kemal Çamlıoğlu ~ 11 Ekim 2011 ~ Yazarlar
Sabahları erken kalkarım genellikle. ..hele son dönemlerde şekeride iyileştirince kalkasım geliyor. Oldum olası da severim erkenciliği. Eskiden dört ay önce kadar günde on dört saat uyuyordum valla, kalkasım gelmiyordu yataktan. Boru değil 12-14 saat. şimdi ise şükürler olsun, hem yürüyüşe gidiyorum hemde burada yazıyorum paylaşıyorum. keyif aldığım kadar güneşi karşılamak psikoljime iyi geliyor.
Ayşının değimiyle “güneşi karşılayan adam” oluveriyorum. nede oturtur Ayşın ” güneşi karşılayan adam” . nerden bulursun be kadın! akşamda hem şeker hem nasıl oluyor elindeki beyaz demez mi … Derrr , görür der. iyiki de der!
Yine aynı rutini yaparken radyodaki konuşmacı “œanne, baba ve aile , ilişkliler konusunda söyleşiyordu.
Anne konusunu işledikten sonra babaya geldi sıra”¦ İslamı bir dildeydi konuşma ayetlerden hadislerden örnekler veriyordu, bana öylesine yakın geldi ki konuşması. hem bir baba, hem mesleğim gereği dikkat kesildim “œbaba” diyordu “œbabaları gücendirmeyin”¦”, hep anne öndedir ya genellikle, hani onu üzmeyin , onun ayakları altında dır cennet , yani biz cennet gideceğiz ya annelerin ayağı altında biliriz cenneti, ama konuşmacı babanın rızasını almayanın işinin zor olduğunu söylüyordu”¦
Neden bu konuşmalar sabah yada gecenin bir vaktinde olur diye düşünmeden edemedim. Söyleşide bulunanın yapan islam bilgisi olan biriydi. Düşündüm “œben konuşsam yani bu işin uzmanlığını okumuş biri olarak , bu konularda seminer veren, yazılara yazan, tv programları, radyo söyleşilerin de bulunmuş biri olarak belki kelimeler farklı ama aynı şeyleri anlatırdım” diye düşünmeden edemedim”¦
Babalar; hepimizin babaları var, belki bazılarımızın babaları şimdi burada değiller- benim babam gibi- (Allah rahmet eylesin gidenlere) babaları burada olanlara “œo güzel insanların ellerinden,hesapsız öpün yada bir telefon edin nasılsın be koca adam babam” ağzınızı doldurarak.
Konuşma beni etkilemiş olacak ki Emre’yi kaldırmak istedim ama kıyamadım ! biraz daha uyusun… babalarda kıyamazlar yahu belli etmezler ama kıyamazlar!
Babalar kocaman yürekli, çoklukla kendi içinde dertlerini yaşayan ve evde aşı, ekmeği ,rızkı çoğunlukla götüren kahramanlar,
Babalar mübarek ve güzel insanlar”¦
Ben babaların çaresizliğinin ne olduğunu bilenlerdenim, babaların çaresizliğinin yokluğunun ne olduğunu anlayanlardanım, bir babanın çocuklarına neyi alıp almadığının hesabını nasıl yaptığını yaşayanlardanım”¦
Babamın, evlenip Malatya dan eşimle ilk ziyarete geldiğimizde, “oğlummm Kemalim” diye karşılaması, ” yanına oturtup derin derin beni kokarak “aslan oğlum be “demesi aklımdan hiç gitmiyor. derinnn derinnn oğlunu kokan baba!
Babalar, babalar eğer yaşıyorsa ona “œ nasılsın be koca adam benim babam, aslan babam” deseniz ne kaybedersiniz diye düşündüm”¦
Babalar en az analar kadar mübarek en az onlar kadar güzel adamlar..
Bahçıvan olabilirler, ayakkabı boyuyor olabilirler, yada terzi yada inşaat ustası yada sanayici, yada çoook zengin yada fakir,belki bilgisiz belki profesör ve belki işsiz babalar; kocaman yürekleri, az anlaşılan, az lafı edilen mübarek ve kocaman yürekli babalar”¦ az konuşurlar,az konuşulurlar, uz konuşurlar”¦ ölece dalar giderler, babalar o mübarek adamlar ve güzel adamlar”¦
Babalar bazen kocaman bazen de küçücük elleri ama kocaman yürekleri ile bizim olan,
anlatamayan, çoklukla anlayan,
ağlayamayan, çoklukla içinde fırtınalar kopan,
hatta söyleyemeyen,
söze pek anlam katamayan
bizim olan güzel ve mübarek adamlar”¦
Babalar çoklukla rızığı taşıyanlar,
babalar anlayanlar anlatamayanlar,
fark edenler farkına varanlar yada varamayanlar ama bizim babalarımız,
canı börek çeken,
canı güzel yemekler çeken
ama evde yerim çocuklara götürürüm diyen düşünen babalar,
oğluna kızına ayakkabı almak için kendine ayakkabı almayan ve çoklukla alamayan,
yirmi yıllık ayakkabıları ayağında sürükleyen o güzel ve mübarek adamlar”¦
Genellikle adlarını bile bilmediğimizi düşmana silahı doğrultan hemen her yerde çocukları için ölmeye bile hazır asker, babalar”¦
ve bilirsiniz ki çoklukla
ilk önce babalar gider”¦
Bunları karaladım sabah sabah”¦
Etiketler: