Bodrum Haber ~ 02 Aralık 2011 ~ Gündem, Yazarlar
Bodrum’da Nur İçinde Yatılmaz!
Halikarnas Balıkçısı’nın “Mavi Sürgün”ünde yazdıkları geldi aklıma:
“Başka yerlerde ölüp nur içinde yatılacağına, burada nur içinde yaşanır.”
E, aynı beklentide olduğumuz için burada değil miyiz hepimiz? Ancak, nur içinde yatmak isteyenler de, yatırmak isteyenler de var. Mademki (Balıkçı’ya göre) nur içinde yaşanmaktadır, o zaman nur içinde yatılabilmelidir de.
En azından buna izin verilmeli, saygı gösterilmelidir.
Zira bu Himmelbach Ailesi için pek de öyle değildir.
Yatan nur içinde midir, değil midir bilemem; ancak yatıranın nur içinde yaşayamadığı ortada. Öyle ki, sevgili eşi mezardan mezara gezdirildiği ve de son olarak da yapılan mezarı yıkılmak istendiği için, cinleri tepesindedir İlknur Hanım’ın.
Merhum diplomat eşi Hans Himmelbach vasiyet edince, eşini Torba Mezarlığı’na defneden İlknur Hanım, bir sabah mezarın bir köşesine atılan eşinin kabri ile karşılaşınca, haliyle şoke olmuş.
Tabii bunu hazmedememiş, kim edebilir ki?
Özürler dilenmesi, durumun düzeltilmesi beklenirken, şimdi de köşeye atılmış mezarın yıkılması söz konusu. Tam bir, malum eylem sonrası “sıvama” durumu.
Bu ayıbın muhatabı tabii ki Bodrum Belediyesi… Hani şimdilerde Aya Nikola Kilisesi’ni (Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan bina) yeniden düzenleyeceğini söyleyen belediye.
Demek ki mevzu pek dini değil belediye için, öyle olsa kilise gündeme gelmezdi. O zaman “kişiye özel hizmet” durumu söz konusu değildir de nedir allasen!
Yani nüfuzlu iş adamı “istemezük” ricasında bulunmuş, belediye de işi icap ettiği gibi hali yoluna koymuştur.
Yoksa Bodrum mezarlıklarında Hıristiyan ile Müslüman yan yana yatmaktadır. Hatta kimliğinde “Müslüman” (!) yazıp da, bir nebze inancı olmayanlar da vardır o mezarlıklarda.
Ya da inanışına göre cesedi yakılıp külleri gömüleni de bulmak hiç de zor değil. Mesela Alman Diş Hekimi Walter Otto Vollmar’ın cesedi değil, külleri gömülüdür Türbe Mezarlığı’nda. Hem de iki Müslüman mezarının tam da ortasında…
Kaldı ki Bodrum Müftüsü Emin Arı’dan aldığım bilgiye göre de Hıristiyan mezarı ile Müslüman mezarının yan yana olmasıyla ilgili bir “mahsur yok”, ya da başka bir inanca sahip olanların…
Yaşasaydı bu sorunu belki de diplomasi kullanarak çözerdi Hans Himmelbach, ne de olsa adam diplomat. Sorun da bu ya, yaşasaydı nur içinde olacak, belki de belediyenin yaptıracağı Aya Nikola Kilisesi’ne gidip dua edecekti; ama sorun ölmüş olması da değil, ölüsüne yapılan saygısızlık.
Dedim ya, nur içinde yatıp yatmadığını bilemeyiz, doğrusunu (bana göre) Allah bilir; ama en azından insanların eşlerinin, çocuklarının, annelerinin, babalarının, kardeşlerinin ve de diğer sevdiklerinin nur içinde yattığı inanışına saygı göstermeliyiz.
Öyle değil mi ya!
Etiketler: Bodrum’da Nur İçinde Yatılmaz!
Yani siz düzensizliği adaletsizliği savunuyorsunuz öylemi adamın mezarına kim dokunmuş gidip baktınmı yıkılan yer mezarın yanındaki kanunsuzca ayrılan alan herkez kafasına göre sevdiklerinin yanına kendine yer çevirirse heryer mezarlık olur tesadufen yazınızı okudum nasıl olurda bodrumda nur içinde yatılmaz anlayamadım benimde abim öldü onun mezarının yanına annemin babamın ablamın ve kendim için yer çeviriyim eşim ve çocuklarımda benim yanımdakileri çevirsinler süper yaaa hemen yapmalıyım nasılsa bunu destekleyen köşe yazarları var dimi.
Bodrum da Nur içinde yatılır,
Ama siz bunu yazmamalısınız, çünkü size düşmez
Sanırım Geyik ortamında geçen bir muhabbeti ( Zaman yokluğundan Gazeteye HABER yetiştireceksiniz ya ) tam araştırmadan yazmışsınız.
Bodrum’da nur içinde yatılır. Yeter ki önüne gelen eline kalem kağıt alıp yazmaya başlamasın.