Güncel Haber Mustafa Gündoğ Yazarlar

Bir döndü pir döndü…

Siyasal söylem her adamın işi değildir. Bodrum gibi toplumların, kültür düzeyinin yüksek olduğu yerlerde hiçte kolay bir iş değildir. Söyleyecek bir şeyiniz yoksa, kestirmeden başvurulan yol ajitasyondur.

Ajitasyon;

Siyasilerin sıklıkla baş vurdukları propaganda yöntemlerinden birisidir. Çok şey söylemeden kitleleri ayakta tutmak işine yarar. Fransızca kökenli bu sözcük ; Körükleme, duygu sömürüsü, insanların zihinsel ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma, çırpıntı, kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu , anlamlarını içermektedir.

Başkan Kocadon göreve döndü, hayırlara vesile olmasını dileriz.

Bir döndü pir döndü…

Bodrum Belediyesi önünde kendisi karşılamaya gelenlere hitap ederken kullandığı yöntem, ajitasyondur. Yani, kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan, etrafa karşı saldırganlık durumu.

Kendisini karşılamaya gelen, belediye personeli hariç, istediği kalabalığı yakalayamayan Kocadon konuşmasında bakın neler dedi ;

“Daha önce de yaşamıştık bugün de yaşıyoruz icap ederse gelecekte de yaşarız, yılmayız mücadele etme ruhumuzdan asla vazgeçmeyiz

Hatırlayalım. Bir dönem de böyle bir süreçten geçtik. Yine Bodrum halkı sokaktaydı, yine Bodrum halkı afiş asıyordu, yine Bodrum halkı dimdik duruyordu.

Hatta köşe yazıları yazılıyordu. Ama hep engellenmeye çalışıldı. Bodrum halkı şunu demek istiyordu; bir tehlike geliyor arkadaşlar dikkat edin. Değerli büyüklerimize buradan mesaj yolluyorlardı. Ama maalesef hiç kimse oralı olmadı. Hatta yasaklar getirildi.

Ama sizler inanmaktan hiçbir zaman vazgeçmediniz. O zaman da beni böyle karşıladınız. Ve size şunu söylemiştim. Halkıma ve devletime asla küsmüyorum. Bana bunu yapanların hepsini Allah’a havale ediyorum demiştim.

Ve tam 3 yıl sonra arkadaşlar Bodrum’un sokaklarında yükselen ses, halkın gücünü siyasi büyüklerimiz, seçilmiş büyüklerimize yapılan haince saldırıyı yine bu halkı sokağa dökerek engellediler. İşte o halk, bu halk. Halkın seçtiğini ancak halk götürür. Darbelerle, kötü niyetlerle, kumpaslarla bir yere götüremezsin. Gel demokrasiden yana ol. 

Seçilmişlere biraz daha takdir hakkını fazla kullanma hakkını sağla. Niçin bu kesintilere uğruyoruz arkadaşlar? Bütün takdir hakkımı halkımdan yana kullandığım için halkımdan yana.” 

Kocadon hızını alamadı ve devam etti…

“Bodrum halkı sokaklarda resimler astı. Altına ufak ufak yazılar eklediler. Fakat yine bazı art niyetliler, daha doğrusu bunlara içindeki kin ve nefreti bırakamayanlar diyeyim ben. Eleştirilere başladılar. Yazıyorlar.

Halbuki oradakinin ne demek olduğunu anlamaya çalışmıyorlar arkadaşlar. Bakın ne diyor Bodrum halkı resimde, seninleyim diyor.

Niçin seninleyim diyor? Daha fazla adalet için seninleyim diyor. Niçin seninleyim diyor? Daha fazla demokrasi için seninleyim diyor. Niçin seninleyim diyor? Bireysel hak ve özgürlükler için seninleyim diyor. Niçin seninleyim diyor? Ulu önder atamızın gözündeki medeniyet yolu ışık yolu olduğu için seninleyim diyor.

Niçin seninleyim diyor?

Yurtta barış dünyada barış dediğimiz için.

Ekonomik güç için.

Daha modern eğitim için.

Gelecek nesiller sağlıklı nesiller yetiştirmek için.

Ama o hala anlayamıyor. Ama bir gün bu adalet, bu demokrasi, bu özgürlük ona da lazım olacak. Ona da lazım olacak” dedi.

Ve meydan okuyarak devam ediyor…

Bizim. Üyeyle, delegeyle de işimiz yok bizim. Bizim işimiz halk ile halk. Halk nerede biz oradayız.”

Siyasette mağdur edebiyatı ve bu işin ajite edilmesi, Bodrum’da  tutar mı tutmaz mı yakında göreceğiz.

Başkan Kocadon’un görevden uzaklaştırma cezası verilmesi adli bir konu, bu konuda  söyleyeceklerimiz var elbet.

Dikkat !

“Niçin bu kesintilere uğruyoruz arkadaşlar? Bütün takdir hakkımı halkımdan yana kullandığım için halkımdan yana.” 

Kocadon, takdir hakkını halktan yana kullandığı için kesintiye uğruyormuş. Dikkat dememin nedeni; hangi halktan yana takdir hakkını kullanmışta, mağdur olmuş.

Dikili Belediye Başkanı gibi suyu ücretsiz verdiği için mi, yoksa Terzi Fikri gibi yaşanacak şehir yaratma çabası mı ? Konu basit, bireyin yasal olmayan işlerine göz yumarak kamu adına yargılanma, yani takdir hakkını halk için değil, birey için kullanmış, yargılamada halk ( kamu ) adına yapılmıştır. Kısacası “Birey” den yana kullandığı takdir hakkı, halkın mağduriyetine yol açmıştır.

Kocadon, konuşmasını halkın sokağa dökülerek 15 Temmuz darbe girişiminin engellenmiş olmasına kadar götürerek, kendi mağduriyetini bir kumpas, kötü niyet, darbe girişimi gibi olaylara bağlamaya çalışıyor.

Bir bardak suda fırtına çıkarmaya çalışmak beyhude bir iştir.  Evet kitleler 15 Temmuz’da sokaktaydı, halk engelledi darbe girişimini. Diyorsunuz ya “bir gün adalet size de lazım olur”  peki sormazlar mı adama 15 Temmuz gecesi neredeydiniz diye.

Kentin sokaklarına “Daima Seninleyiz” gibi sloganların olduğu pankartları eleştirenleri hedef haline getirmeye çalışan Kocadon; barıştan, kardeşlikten, demokrasiden bahsederken kendisiyle çelişkiye düşüyor. Eleştirenleri, kin ve nefretle hareket etmekle suçlamak ne kadar ahlakidir, belli ki nasırına basılmış.

Kocadon hitabında, öyle bir noktaya geldi ki nutkum tutuldu…

“Seninleyiz” pankartında halkın ne demek istediğine açıklama getiren Kocadon; Niçin seninleyim diyor? Yurtta barış dünyada barış dediğimiz i. Ekonomik güç için, Daha modern eğitim için, Gelecek nesiller sağlıklı nesiller yetiştirmek için seninleyim diyor.

Ego patlaması yaşanıyor, lakin “Destur” demek gerekir. Sayın Kocadon, siz kendinizi Gazi Mustafa Kemal’le karıştırıyorsunuz sanırım. Tamam anladık, siyasette bir gaziliğin var, abartma istersen.

Konuşmasının sonuç kısmında “Bizim üyeyle , delegeyle işimiz yok , bizim işimiz halkla diyerek” Bodrum Meydanın’da siyasi meydan okuyan Kocadon’a bir önerim olacak; madem üyeyle , delegeyle işin yok istifa et CHP’den, çık meydanlara Bağımsız aday ol, görelim kimin kiminle işi olmazmış.

Bir siyasi partinin üyesinin, ben partinin üyesini, delegesini tanımıyorum demesi öncelikle kendimi tanımıyorum, sonrada partimi tanımıyorum demektir. Söylemlerin, nereye nasıl gönderme yapıldığı önemlidir.

Evet Sayın Kocadon,  adalet bir gün herkese lazım olacak, adil olmak için vicdan gerekir, zulmetmemek gerekir, tevazu gerekir. Sanma ki çevrende her yaptığını onaylayan insanların olması, her şeyi doğru yaptığın anlamına geliyor.

Ve aynı gün Belediye Meclis toplantısında;

Görevden uzaklaştırma cezası sonrası, vekil Belediye Başkanı seçimlerinde CHP’den aday gösterilen Dursun Göktepe’ye, Bağımsız meclis üyeleri tarafından boş oy verilmesine tepki gösteren Kocadon; “ya evet diyeceksiniz, ya da hayır” diyerek polemik yaratıyor.

Bağımsız meclis üyelerinin CHP’nin Belediye Başkan vekili adayına boş oy vermeleri, bana göre politik olarak çok yerinde bir hareket. Yapılabilecek en doğru davranışı sergilemişler. Kendilerine söylenecek hiçbir söz olmamalı.

Geçmişi hatırlatırım Başkan Kocadon, hani siz 100 günlük tatile çıkmıştınız ya Demekrat Parti Belediye Başkanı olarak, yerinize başkan vekili seçilecekti. Demokrat partiden sizin de desteklediğiniz aday yerine, meclis üye çoğunluğunu elinde bulunduran CHP, göstermiş olduğunuz adaya karşılık aday çıkararak, o zamanda Dursun Göktepe’yi seçmişlerdi.

Bu hatırlatma niye? Siz mağdur olduğunuzda, yokluğunuzdan faydalanıp Demokrat Partide olan Belediye Başkanlığını, ele geçirerek bir nevi siyasal darbe yapan, o günkü meclis üyelerinin yaptıklarımı doğrudur. Yoksa bugün, sizin yerinize vekil çıkarma girişiminde dahi bulunmayan ve olaya kayıtsız kaldıklarını göstererek, CHP’nin adayını olumlayan, bağımsız belediye meclis üyelerimi doğrudur.

Demokrasi aşığı bir Belediye Başkanı olarak seçilmişlerin, hür iradeleri ile kullandıkları oya tepki göstermeniz anlaşılır gibi değildir.

Amma velakin

Diyorsunuz ya “Sokak dedikodularıyla beni İçişleri Bakanlığına şikayet ettiniz, Danıştay soruşturma yapılmaması konusunda karar verdi, bir madde hariç” diye.

Sayın Kocadon, sizin görmediğiniz şey, yok demek değildir.

Soruşturma yapılmasına karar verilen konu nedir açıklasanız da halk bilse….

Bir sonraki konu, bu olacak…..

One Reply to “Bir döndü pir döndü…

  1. Kardeş,
    İşin başında bir cümlen var.ona katılmıyorum.(bodrum gibi toplumların, kültür düzeylerinin yüksek olduğu. Yerlerde:)
    İşte bunu geç.bu bağlantı kocadonun pankartlarını asan kişileri kapsamaz..ajitasyonda o kişilere yapılmıştır.yoksa dediğin doğrudur. Orada onlardan kimseyi bulamazsın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir