Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 20°C
Sağanak Yağışlı

Esnafa Hacizler Devam Edecek mi?

Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Çok şey yazmak istiyorum, lakin bazen yazı yazmanın topluma ne faydası var,diye düşünmeden edemiyorum. Her şeye rağmen yazmalı ve inadına yazmalı.

Bazı insanlarımızın “iktidar seviciliği” başımıza gelen felaketlerde dahi, önlem adı altında alınan yanlış kararların savunuculuğuna neden olmaktadır.

“Bana bir şey olmasında, gerisi tufan…”

Sabah bir haber okudum ne yazık ki; merkezi iktidarın “Yetmez ama Evet” dedirtecek  “Ekonomik İstikrar Kalkanı” nın Bodrum yansıması, iktidar goygoyculuğundan öte gitmemektedir.

Bodrum Ticaret Odası Başkanı Sayın Mahmut Kocadon “Ekonomik İstikrar Kalkanı” için  “Taleplerimizin Büyük Kısmını Karşılıyor” açıklamasında bulunmuş. Mahmut Kocadon’un böyle düşündüğüne, olasılık dahi vermek istemiyorum.

Bodrumgundem.com da yer alan haberde BODTO Başkanı’nın “Bodrum Ticaret Odası olarak 17 Mart tarihinde covid19’un Bodrum’a sosyal ve ekonomik etkilerini özetleyen işletmelerin talep ve önerilerini içeren detaylı bir raporu TOBB aracılığı ile yetkililere iletmiştik…”  sözü yer almakta. Bu raporun derhal kamuoyuyla paylaşılması gerekir.

“Ekonomik İstikrar Kalkanı”

Belki de AKP Genel Başkanı’nın açıkladığı ekonomik paket, bir çoğumuzun hoşuna gitmiştir. Sonuçlarını hep beraber yaşayarak göreceğiz. Sorunu ötelemek hiçbir zaman çözüm değildir.

Her türlü sonuçta devlet ve tedarikçiler alacağından vazgeçmeyecek, üretim durduğunda her işletme batacak. Emekçiler işsiz kalacak, toplum günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelecek.

“Ekonomik İstikrar Kalkanı” 100 Milyar TL’lik çözüm paketinde, toplumun ihtiyaçlarının karşılanması için var mı bir çözüm?

Yok. Olmayacakta…

Yaşa takılıp emekli olamayanları dahi göz ardı eden, “Ekonomik İstikrar Kalkanı” sizin olsun. “Neşen yerinde” mizahı yapan AKP Genel Başkanı ve neşesi yerinde olan Rıfat Hisarcıklıoğlu, ağlanacak halimize gülmektedir.

Bodrum’da tüm meslek odaları sessizliğe bürünmüş, “temizlik imandan gelir” den öteye gitmeyen, çözüm gibi gösterilen su, sabun, kolonya kurtuluşmuş gibi gösterilmekte.

Bodrum’da virüsün bulaşıp bulaşmadığını test edecek ekipmana dahi sahip değiliz. Varsa da, toplumun haberi yok. Belirlenmiş karantina alanlarına sahip değiliz. Atıl durumda olan eski Alman hastanesi biran önce faaliyete geçirilmeli.

Bodrum Belediye Meclisi “Olağan Üstü Toplantı” ya çağrılıyor.. Alınan önemler hakkında bilgi verilecekmiş. Demek ki, Meclis üyelerimiz “afsunlu”. Sadece bilgi verecekseniz, yaptığınız teknoloji çağında gereksiz.

Bu felaketin sonuçları Sağlık, sosyolojik, ekonomik ve psikolojik yönleriyle bir bütün olarak ele alınmalı ve çözüm üretilmelidir.

Aksi halde toplumsal barış bozulacaktır.

Birkaç gün önce bir esnaf arkadaşımız mesaj attı

“Selam biz sesimizi duyuramadık, bari siz sesimiz olun”

“Onca olumsuz durum varken birde Büyükşehir ve bodrum belediyesi bu hafta ilan reklam vergisi için hesaplarımıza e-haciz koydular, yazı görüp ödemeyi hesaplarken, yaz planı da suya düştü. Biz esnafların sesi olursan çok mutlu oluruz.”

“Bireysel talebim değil, ortak esnafların sorunu siz aklıma geldiniz”

Derdine derman bulunamayınca çareyi basında arayan esnafa sizce kimin destek olması gerekir?

Ben konuyu gündeme getireceğimi, ancak bu konuda bağlı olduğunuz meslek odasının bir açıklama veya girişimde bulunması gerektiğini ilettim kendilerine.

Ne acı ki; üye aidatlarıyla var olan meslek odaları, konuya duyarsız kalmakta. “Şimdi değil de ne zaman sayın yetkililer.” demek geliyor insanın içinden.

Üç beş kişilik genel kurullarla, üyelerinizin dahi gelmek istemediği salonlarda, ben merkeziyetçi seçimlerle verdiğiniz vaadleri, şimdi değil de ne zaman yerine getireceksiniz?

Gelecekte olmayan esnaflara mı başkanlık yapmayı planlıyorsunuz?

Şuna emin olmalıyız ki, “iş bilenin kılıç kuşananın olmalıdır”. Güce tapmak yerine, bizle beraber olacak insanları yönetimlere getirmeliyiz.

Yöneticiliğin ne olduğu, kriz zamanlarında belli olur.

Duyar gibiyim “O ne yapsın, bu ne yapsın?”  Yanıtı basit, “gölge etmesinler” yeter.

Dün bunları düşünürken telefonla arayan bir arkadaşım ateş püskürüyordu, bir an olanların sorumlusu ben miyim diye düşünmedim değil.

İsyanı büyüktü, lakin çözümü yine bende değildi.

Belediye bir kadın esnafa, işgaliye borcundan dolayı banka hesaplarına el koymuştu. Ve el konulan paradan başka yaşamını sağlayacak parası olmayan insanın, içinde bulunduğu durumu düşünün.

Sanmayın ki büyük bir para…

Sayın meslek kuruluşları ve memleketi idare eden merkezi hükümetin yerel ve genel temsilcileri, saygı değer yerel yöneticiler.

Unutmayın ki, halk varsa siz varsınız!

Bu olaylar, yaşarsak hepimize ders olsun. Seçtiklerimizi elekten değil, imbikten geçirerek seçmeliyiz.

Yarın icralar artacak, elektriklerimiz kesilecek, telefonlarımız kesilecek, yiyecek alacak paramız kalmayacak kısaca kendi derdimize düşüp, dışımızdaki dünyayla iletişim kuramayacağız.

Bu virüsün toplumsal yarası, çok daha derin olacak.

Virüsten kaçayım derken başka sağlık sorunlarımız olacak ve ilaç dahi alacak parayı bulamayacağız.

Her meslek elbette önemlidir. Bizlere hayat vermeye çalışan sağlık emekçilerine ve bu günleri atlatmamız için emek gösteren her insana saygı duyuyorum, iyi ki varsınız.

Vesselam…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.