Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 18°C
Gök Gürültülü

Karia Yolu rehberinin sıra dışı yaşamı

Karia Yolu rehberinin sıra dışı yaşamı

MUĞLA (AA) – SABRİ KESEN – Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası olarak kabul edilen Karia Yolu’nun tanınması için proje hazırlayan ve rehber kitaplar yazan Altay Özcan, sıra dışı yaşamıyla dikkati çekiyor. 

Hacettepe Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümünden mezun olan 37 yaşındaki Özcan, 2004’te doğa sporlarına merak saldı. Temel kampçılık, doğada yürüyüş, kış kampçılığı, kış tırmanışı, kaya tırmanışı ve ileri kaya tırmanışı eğitimleri alan Özcan, yılın büyük bir kısmını doğada geçirmeye başladı.

Aladağlara, Erciyes Dağı’na ve Kaçkarlara tırmanma fırsatı bulan Özcan, 2006’da geçirdiği kazanın ardından dağcılık faaliyetleri yerine doğa yürüyüşlerine yöneldi.

Özcan, doğaya ve gezmeye olan tutkusunu mesleğe dönüştürerek, profesyonel rehberlik yapmaya başladı.

Doğa ve spor tutkunu Özcan, Karia Yolu’nun daha fazla kişi tarafından ziyaret edilmesini sağlayan projeye imza attı. Karia Yolu ile ilgili rehber kitaplar hazırlayan Özcan, 2013’te açılan ve 46 etaptan oluşan yolun bakımıyla ilgileniyor.

– Gezi ve rotalar yaşam tarzı oldu

Özcan, AA muhabirine, doğada yürüyüp yeni insanlar, yeni lezzetler keşfetmenin keyfini yaşayan bir insan olduğunu söyledi.

Üniversite yıllarında dağcılıkla başladığı rehberlik hayatına ailesinin ilk başta gençlik hevesi olarak görüp “nasılsa bırakır” düşüncesiyle karşı çıkmadığını belirten Özcan, doğaya bakışının hiç değişmediğini dile getirdi.

Evi olmadığını ifade eden Özcan, “Bir kere ev tuttum, 6 ay boyunca sadece iki hafta kaldım. Ev tutmanın gereksiz olduğunu gördüm. Karavan gibi kullandığım bir araba aldım. Dört yıldır arabada yaşıyorum. Yürüyüş rotasında, arazide keşifler yapıyorum. Araştırma yaparken aynı zamanda geziyorum. Gezi ve rotalar yaşam tarzım oldu. Hem geziyorum hem de insanları gezdiriyorum.” diye konuştu.

Doğa yürüyüşünün bir konsept olduğunu, yürüyüş yollarına ilginin arttığını vurgulayan Özcan, şunları kaydetti:

“İnsanlar sırt çantalarına yolda ihtiyaç duyacağı şeyleri alıp yolculuğa çıkıyorlar. Hem gezdikleri yeri hem de bir anlamda kendilerini keşfediyorlar. Son 15 yılda Türkiye’de yürüyüşe ilgi inanılmaz arttı. Bunun en önemli sebebi yürüyüş rotalarının çoğalması. İnsanlar psikolojik olarak buna ihtiyaç duyuyor. Modernleşen yaşamla birlikte yeni deneyimler elde etmek istiyorlar. Bunun içinde yolculuğa çıkıyorlar.”

Özcan, uzun mesafeli doğa yürüyüş rotası Karia Yolu’nun köylerden, antik kentlerden, koylardan, plajlardan geçtiğini, yönüyle emsalsiz olduğunu vurguladı.

Karia Yolu’nun beş bölümden oluştuğunu anlatan Özcan, “850 kilometre uzunluğundaki rota, Bozburun ve Datça yarımadaları, Gökova Körfezi ve İç Karia ve Muğla çevresi bölümleri bulunan sürprizlerle dolu bir güzergah.” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.