logo

Süte zam geldi..


Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Bodrum Belediyesi’nin ‘Halk Süt’ projesi olumlu tepkilere neden oldu. Amacı neydi ‘Halk Süt’ projesinin, sütün üreticiden (Köylü’den) alınıp, işlenip, benzerlerinden daha uygun fiyatla tüketiciye sunulması. İki ile beş yaş arası çocukları olan ailelerin ihtiyaç halinde, talep üzerine ücretsiz süt verilmesi işin cabası.

Aslen “Halk Süt” projesinin beni ilgilendiren bölümü çocukların süt içmesidir. Şair Nazım Hikmet’in “Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.” dediği gibi, Çocuklarımız günlük süt’de içsinler.

Çocuklar ve süt konu olunca insanın aklına ABD’nin 1950’li yıllarda içlerinde Türkiye’ninde bulunduğu bir çok Ülkeye yapılan Marshall yardım planlarında “SÜT” aslında süt tozu da vardı ;

“Türk toplumunun temel tüketim alışkanlıklarını değiştiren ABD, o yıllarda okullarda “içilmesini zorunlu” kıldığı süt tozuyla, bir nesli doğal süt ve süt ürünlerinden uzaklaştırmış; ardından yeni bir ölümcül hastalığın hızla yayılmasına yol açmıştı…”

Sütün çocuklar üzerindeki etkisini anlamak için yukarıdaki alıntıyı okumak yeterlidir sanırım. Ekonomik durumu iyi olmayıp süt içemeyen, yeterli beslenemeyen çocuklarımızın olmaması gerekir.Toplum olarak çocuklarımızın, eğitim,sağlık, beslenme , barınma ve giyinme sorunlarında sorumluluk sahibiyiz.

‘Halk Süt’ projesi dedikodulardan da nasibini almakta, dedikodulara sözle yanıt vererek değil gerçekleri anlatarak insanlarımız ikna edilmelidir.

Gerçek nasıl anlatılır…

Başkan Aras proje kapsamını ve işleyişini tam olarak bizlere anlatmalıdır. Nerede, nasıl üretiliyor, süt nereden kimlerden alınıyor, üretici desteği, tüketiciye olumlu yansıması gibi konularda yerinde, bizi aydınlatmalıdır.

Proje slogan ve duygu körüklemesi yoluyla güçlendirilemez. Biz yaptık, peynirde yapacağız, yağ, kaymak da yapacağız derken mevzu yağ, kaymak,bal ikide tokat çocuk oyununa dönmesin.

“Halk Süt” bildiğimiz kadarıyla fason olarak üretilmektedir. Bodrum Belediyesi köylüden topladığı sütü işlemesi için mi bir mandıra ile anlaştı, yoksa mandıra kendi temin ettiği sütü işleyerek Bodrum Belediyesinin etiketini mi yapıştırmaktadır?

Yada süt üretimi yapan farklı ticari kuruluşlardan mı sütü temin etmektedir? Köylüden süt temin ediliyorsa ve temin edilen süt bir mandırada işlenip şişeleniyor ve satışa hazır hale getiriliyorsa, şimdilik sorun yok.

Ticari kuruluşlardan temin ediliyor ve bir mandırada işletiliyorsa, sorun başlangıç için büyük denilebilir. Amaç-araç ve sonuç çelişkili demektir.

O zaman “Halk Süt “ adının kullanılmaması gerekir.

Bunların yanıtını ilgililer elbet verecektir.

Bodrum Belediyesi rol model olarak Eskişehir Büyükşehir Belediyesini aldıysa konuyu iyice incelemelidir. Stratejik planda yaptığı hatayı, burada da yapıyor ve kötü kopya çekiyor demektir. Kopya çekmek işi bilen insanların işidir.

“Halk Süt”-”Halk Ekmek” gibi projeler çok dikkatli hayata geçirilmelidir. Aksi halde yapılan işin bir anlamı kalmayacaktır. Önümüzdeki günlerde belediye mülklerinde yapılacak ihaleler içinde aynı şey geçerlidir.

Yerel yönetimler bu türden projelerde fiyat belirlerken çok dikkatli olmalı ve bunun yansımalarını hesap etmelidir. Fiyat, emsallerinden yüksek veya yüksek olduğu algılanıyorsa, piyasayı yükseltecek ve proje asıl amacına ulaşmayacaktır.

Süte zam geldi..

Vereceğim örnekle konuyu biraz daha açayım;

Her zaman eve süt aldığımız birkaç hayvandan ibaret süt üretimi olan kişi 4 TL den süt verirken, artık 5 TL den vereceğini söyledi. Neden zam yaptığını sorduğumuzda “Belediye’de 5 TL ye satıyor.” açıklamasında bulundu. Yani belediyenin “Halk Süt” projesi, sütü doğrudan tüketiciye satanların piyasa fiyatlarını yükseltmiş oldu.

Bunda ne gibi bir sakınca var…

Bence sakınca yok ekonomik gücü olana, ancak artık belediye süt fiyatlarını belirler hale gelmiştir. Yarın üreteceği diğer süt ürünlerinin fiyatlarını da belirlerken dikkat etmezse, pazarda satılan bu türden ürün fiyatları da yükselecektir. Bunun kar mı zarar mı olduğu iyi hesap edilmelidir.

Her kör satıcının, bir kör alıcısı vardır.

Bir şeyi üretip satmak olmamalıdır amaç, yapılan işte toplumsal kazanç hesap edilmelidir. Belediye Gıda A.Ş üzerinden yapılan her işin ucu Halka yansımakta, başta kafeteryalardaki fiyat uygulamaları gibi.

Fiyat uygulamaları piyasa değerleriyle aynı olacaksa, belediyeler neden bu işlerle uğraşır ki! Maliyet muhasebesi her babayiğidin yapacağı iş değildir.

Süt üreticileri, mandıra,Belediye Gıda A.Ş kar ediyor. Köylü ve halk bu işin neresinde? Şimdi diyecekler ki “Almayın, zorla satan mı var?” bende diyeceğim ki, işgal ettiğiniz yerlerde sizi tutan mı var? Bodrum Belediyesi Sosyal belediyecilik mi yapacak yoksa görüntü var, ses yok belediyeciliği mi, karar vermelidir.

Belediyelerin sahipleri halktır, geneli düzeltmek yerelden başlar. İçerideki çakma sosyal demokratlara dikkat etmelidir. Belediyeler kar amaçlı şirketler değildirler…

Vesselam…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bodrum CHP’de neler oluyor?

    18 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    CHP'nin kurultay hazırlıkları 81 ilde tüm hızıyla devam ediyor. Şu günlerde ilçelerde delege seçimleri yapılmaya başladı. Ben de Bodrum’da olduğum için yakından takip ediyorum. Mahallelerde yapılan seçimler ay sonunda sona erecek gibi görünüyor. Üç aday da kıyasıya mücadele ediyor.Başkan Ahmet Aras seçimlerde kimsenin yanında olmadığını defalarca kez söyledi. Çünkü Ahmet Aras, başkan adayı olduğunda meclis üyelerini kendisi seçemedi. Meclis üyeleri ilçe başkanı Halil Karahan ile eski başkan adayı Mustafa Saruhan tarafından seçildi. Ahme...
  • Ne diyor, Sayın Halil Karahan

    14 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bodrum CHP İlçe Yönetimi, seçimlerinde oy kullanacak mahalle delege seçimleri başlar başlamaz sanırım birilerinin karın ağrıları tuttu. Kendisine düşman yaratarak kitleleri etrafında toplama gayreti içerisine girmiş.Bir kaç gün önce, Bodrum CHP İlçe Başkan’ı sosyal medya üzerinden bazı açıklamalarda bulundu.Ne diyor Sayın Halil Karahan ;“Kimsenin delegesi yoktur.”“Delege seçimlerimiz demokrasinin bütün kurallarının işlediği parti içi demokrasinin işlediği bir süreç, geçtiğimiz hafta 76 tane delegemizi belirledik. Seçilmiş ol...
  • Yürek, Göğüsten Firari Olunca…

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    YÜREK, GÖĞÜSTEN FİRARİ OLUNCA…An be an sustum nehirler maviye akar iken. Yüzünün her gülüşü ise infilak ederdi, sokakların geceye düşen yarım umutlarında. Matemini minör notalarında kullanmamış bir kalbi satılığa çıkarsan ne tartar acep? Bilinmez, sanırım avuçlar üşüyorsa eğer. Göğsü yaralı bu bereketli topraklarda, hangi saat kulesinin zamanına ayarlanır hayat bilinmez. Çatlamış camlardan bakmak yıldızlara, nasıl bir hüzün düşürür yüreğe bilir misin? Kalp atımı denli uzun sevmenin ve kalbin kısa atışının anlamı yüklü mü hafsalan da? Iş...
  • Kristal Gecenin Cam Kesikleri ve Aya Nikola…

    07 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    KRİSTAL GECENİN CAM KESİKLERİ VE AYA NİKOLA…(Ne 9-10 Kasım Almanyası’nı, Ne 6-7 Eylül İstanbul’unu, Ne de 1969 Bodrum’unu Unutma…)1938 Kasım ayında 9. günü 10.’ya bağlanırken insanlık Almanya’da en karanlık gecelerinden birisini yaşıyordu. Yürekten değil ses, tek bir nefes çıkmıyordu gökyüzüne solumak için. Loş sokak lambaları ıssızlığı işliyordu akacak kanın durmayacağı damarlara. Faşizm kanlı yüzünü ölüm kusacağı düşmanına dönmüş ve Yahudiler hedefti. Kanlı provokasyondan 1 ay kadar önce Alman faşizminin sürdüğü 17.000 Yahudi düşs...